Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın denetim süresinde suç işlemesi nedeniyle açıklanan İlk derece Mahkemesinin verdiği mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği özetle, ödeme gücü bulunmadığına ilişkindir.

Düzenlenen olay tutanağı, sanığın "...biber gazı sıkılınca istemeyerek de olsa söyledim." şeklindeki savunması, şikâyetçilerin soruşturma aşamasındaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuştur.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.