İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Katılan ...'un, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 30.07.2021 tarihinde öldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekalet ilişkisinin sona erdiği, katılanın yasal mirasçısı ...'un 26.08.2021 tarihli dilekçe ve ekinde sunduğu vekaletname ve mirasçılık belgesine göre vekili vasıtasıyla davaya katılma ve davaya devam etme talebini bildirdiği anlaşılmış, yasal mirasçıların katılanın yasal haklarını takip etmek üzere davaya katılma hakları olduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın istinabe suretiyle alınan savunmasında hesabının ele geçirildiğinden bahsetmemesine karşın, Mahkemede bu savunmayı öne sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığına, bu hususta Mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadığına, benzer ifadeler hakkında yürütülen yargılamalar neticesinde mahkumiyet kararları verildiğine ve eylemin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığına yöneliktir.
Sanığın istinabe suretiyle alınan savunmasında hesabının ele geçirildiğinden bahsetmemesine karşın, Mahkemede hesabının çalındığını belirtmesi karşısında; sanığın davaya konu edilen facebook hesabının çalınıp çalınmadığı hususunda adli makamlara intikal eden bir başvurusunun bulunup bulunmadığının araştırılması ve tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.