Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutuklama nedeniyle 10.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, tazminata esas dosyada aleyhe temyiz olmadığına, bekletici mesele yapılabileceğine, vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/460 Esas, 2019/133 Karar sayılı ilamı ile verilen beraat kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin açılan davanın CMK 142/1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1. İncelenen dosya kapsamına göre, dava açma tarihinde ve hüküm tarihinde henüz dava açma süresi başlamamış ise de, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada, tazminat davasına konu dayanak kararın, hükümden sonra Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2022/22971 Esas, 2023/8747 Karar numaralı ilamı ile 08.11.2023 tarihinde kesinleştiği görülmekle, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrası uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği, bu kapsamda; davaya dayanak olan Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/460 Esas, 2019/133 Karar sayılı hükmüne dair kesinleşme şerhinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneği dosya içine alınarak, kesinleşme şerhinde belirtilen kesinleşme tarihinin doğru olup olmadığı, hükmün davacı yönünden hangi tarihte kesinleştiği, 01.08.2019 tarihinde açılan tazminat davasının süresinde açılıp açılmadığının tayin ve tespit edilmesi gerektiği,

2. Dairemizce UYAP üzerinden yapılan kontrollerde davacının tazminata esas dosyanın kesinleşmesinden sonra yeniden dava açtığı, dava dosyasının Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/543 Esasına kaydedildiği ve davanın halen derdest olduğu da anlaşılmakla yargılamada tereddüt ve mükerrerlik olmaması adına temyize konu dava ile birleştirilmesi gerektiği,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.