Beraat, suça konu aracın müsadere talebinin reddine

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; yurt dışından getirilen aracın amacına uygun kullanılmadığına, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, sanık hakkında mahkûmiyet, araç hakkında ise müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen en son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 02.02.2016 tarihinden temyiz

incelemesi gününe kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Tüm dosya kapsamının incelemesinde, sanığın yurda ithal edemeyeceği ve geçici ithalat kapsamında dahi getiremeyeceği aracı, araç ruhsat sahibinden alınan vekâletnameye istinaden yurda sokmak suretiyle aracı yurt içinde bırakmak ve daimi olarak kullanmak amacıyla hareket ettiği, bu suretle eylemin geçici ithalat kapsamında değerlendirilemeyeceği, baştan itibaren kaçakçılık kastı ile hareket edildiği cihetle, suça konu araç gümrük kaçağı olduğundan müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu CAL71WR Polonya plakalı aracın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.