1939 doğumlu ... ..., 1965 doğumlu ... ..., ... ve ...'in kasten öldürülmesine, ..., ... ..,... ...'ı öldürmeye teşebbüse, Nuri ... ile ...'ın yaralanmasına yardımdan sanıklar ..., ..., ... ile ..., ..., ..., ...'in kasten öldürülmesine yardımdan, ... ile ...'in kasten yaralanmasına yardımdan sanıklar ..., ... ile ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, ... hakkında yaralamadan CMK.nun 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin (OSMANİYE) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.05.2010 gün ve 87/76 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar ..., ... ile ... müdafiileri duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına göre müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık ...’ın adının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde tamamlanması olanaklı noksanlık olarak görülmüştür.
3- Sanık ... hakkında Kasten Yaralama suçundan CMK.nun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kurulan hüküm, 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğundan yerinde gereği yapılmak üzere inceleme dışı bırakılmıştır.
4- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...’ı Kasten Yaralama, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...’i Kasten Yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanıkların üzerlerine atılı suçların sübutunun kabulünde ve vasfınınbelirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de; suç tarihi olan 17.11.2001 tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetki kullanılmak suretiyle, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca (DÜŞMESİNE),
5- Sanıklar ..., ..., ... ve ... ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan diğer mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ..., Mehmet, ... ile ... müdafiinin sanıklar hakkında 765 sayılı TCK.nun 463. maddesinin uygulanması gerektiğine, teşdiden ceza tayininin yersizliğine, sanık ... müdafiinin sübuta, katılan-sanık ... müdafiinin sübuta, suç vasfına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, teşdiden ceza tayininin yersizliğine, tahrikin derecesine, sanık ... müdafiinin sübuta, suç vasfına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahrikin derecesine yönelen, katılanlar ...., ..., ... (... oğlu), ... ve ... (... oğlu) vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
a) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdure... (...) ...’ı Kasten Öldürmeye Teşebbüse Yardım Etme suçlarından kurulan hükümler yönünden, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakka ilişkin uygulamada 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi dikkate alınarak 1412 sayılı CMUK.nun 326.maddesi yerine 5271 sayılı TCK.nun 307.maddesi ile karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasındaki “CMK.nun 307." ibaresinin “CMUK.nun 326/son" olarak değiştirilmesine;
b) 5237 sayılı TCK.nu lehe kabul edilerek kurulan hükümlerdeki hak yoksunluğuna ilişkin 53. maddenin uygulandığı bendlerin “sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak değiştirilmesine;
Karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 04.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.