SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Ceza verilmesine yer olmadığına
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun mağdureye tuvalette cinsel organını göstererek "em" dediği, mağdurenin oradan uzaklaşması üzerine suça sürüklenen çocuğun eylemini gerçekleştiremediği kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme ve davranışlarıın yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği kanaatine varılmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31/2. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2020 tarihli ve 14-2016/325416 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Kovuşturma aşamasında mağdurenin beyanının bulunmadığına, katılanın olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisinin olmadığına, sübuta yönelik delilin bulunmadığına ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun, eyleminin sonuçlarını anlayabilecek yaş sınırının üzerinde olduğuna ve suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına ilişkindir.
1. Suç tarihinde on iki - on beş yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d ve 66/2 maddeleri gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d fıkrası uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkeme sorgusunun yapıldığı 15.06.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, bu nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarih ve 2016/87 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.