Düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile sanığın on beş - on sekiz yaş grubundaki katılan mağdure ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği şeklinde kabul edilen olayda, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, suçun takibinin şikayete bağlı olması ve katılan mağdurenin 25.12.2015 tarihli ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin 12.10.2015 tarihli ifadesinde ve duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu bildirmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sebep bildirmeksizin usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin 12.10.2015 tarihli ifadesinde ve duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu bildirmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
1. Mahkemece oluşa uygun olarak sübut bulduğu kabul edilen ve sanığın eylemine uyan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.05.2016 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, bu sebeple Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.