HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan en ağır cezayı içeren ilam yerine, daha az cezayı öngören ilam tekerrüre esas alınmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni görülmeyerek, yapılan incelemede:

1-Sanığın, öncesinde mağdur ...’a ardından da onun akrabası olan mağdur ...’a yönelik tehdit eylemini aynı olay kapsamında, aynı sebeple, araya zaman aralığı da girmeden, bir suç işleme kararı ve kastıyla gerçekleştirmesi nedeniyle, eyleminin bütün halinde silahlı tehdit suçunu oluşturması karşısında, TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca belirlenen cezada anılan Kanunun 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılarak tek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı hüküm kurulması,

2-Kabule göre de;
a)Sanığın, mağdur ...’a yönelik tehdit eyleminin,kararın gerekçesinde TCK’nın 106/2-a maddesi kapsamında kaldığı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında sanığın anılan Kanunun 106/1-1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişkiye düşülmesi,
b)02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (b) bendi uyarınca, TCK’nın 106/1-1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, sanık hakkında atılı suça ilişkin 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c)Bir önceki bentte belirtilen bozma nedeni uyarınca taraflar arasında uzlaştırma sağlanamaması halinde, 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1 maddesi kapsamına giren TCK’nın 106/1-1 maddesinde düzenlenen tehdit suçu yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.