Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2015/522 Esas, 2017/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 52/2-4 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/2496 Esas, 2017/2628 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a ve 303/1 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması talebine ilişkindir.
Sanık hakkında İlk derece mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a ve 303/1/a maddeleri uyarınca beraat kararı verilmiş ise de bu hükmün, delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.05.2022 tarihli ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılması, tarafların duruşmaya çağrılmaları ve Mahkemece dinlenilmeleri neticesinde elde edilen delillerin değerlendirilmesi sonucunda 5271 sayılı CMK’nın 280/2 maddesi gereği yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.