Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un ilgili maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası açılan kamu davası sonucu yapılan yargılama neticesinde Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/155 Esas, 2016/301 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan Bakanlık Vekilinin ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstekleri
Eksik inceleme ile verilen kararın bozularak sanığın ceza alması gerektiğine ilişkindir.

Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ve sanığın işletmesine ait olay anına dair kamera görüntüleri ile mağdure ve katılan beyanlarının örtüşmediği sanığın mağdureyi istismar ettiğine ilişkin soyut iddia dışında başka bir delilin olmadığı, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin deliller bulunmadığı anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/155 Esas, 2016/301 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık ve katılan mağdure vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.10.2024 tarihinde karar verildi.