Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, tutanak altındaki imzayı inkar eden ve dinlenilmesinden vazgeçilen tanıkların beyanının mahkumiyete esas alındığına ve hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, görüntü kayıtları, tanık ve şikayetçi beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın hakaret eylemini hastane acil servis çıkışındaki koridorda gerçekleştirdiğinin anlaşılması, ayrıca özel güvenlik olan ve soruşturma aşamasında şikayetçi iddialarını doğrulan tanık Ş. Ç.'nin kovuşturma aşamasında olayı hatırlamadığına dair beyanı karşısında, hastane polisi tanık C. Y. tarafından soruşturma aşamasında tutanak içeriğinin doğrulanması ile tanık S. Ç.'nin beyanına dayanalılarak hüküm kurulması yeterli görüldüğünden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.