5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 22/3,62,52/2-4,53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sevk ve idaresindeki 1982 model kamyonet ile seyir halindeyken, aracın stop etmesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek bankette yürümekte olan mağdura çarpmasıyla meydana gelen olayda, sanık hakkında mahkemece ''aracının arızasını sürekli tekrarlamasına rağmen gereken bakımı yaptırmaması ve önlemini almaması'' gerekçesiyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulandığı, ancak sanığın aracın bakımına ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı anlaşılmakla, 20.04.2007 tarihli tutanağa göre aracın mazot filtresinin tıkalı olması ve yakıt pompasının arızalı olması nedeniyle, bir süredir aynı arızayı veren aracın olay günü bu nedenle stop ettiğini belirten oto tamircisi ...'ın tanık sıfatıyla ifadesi alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanığın eylemi neticesinde mağdurun kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 61/2 maddesi gereğince temel cezadan bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılması gerekirken, hataya düşülerek kemik kırığı nedeniyle artırım yapıldıktan sonra bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.