SUÇLAR: Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, mala zarar verme, terör örgütüne üye olma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. a-) Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2018 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılması, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır.
b-) Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan ve aynı Kanun'un 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli kararıyla; her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan bahisle davaların birleştirilmesine, yargılamanın aynı Mahkemenin 2018/520 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

3. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2019 tarihli kararıyla; sanığın, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan aynı eylemi nedeniyle daha önceden mahkumiyet kararı verildiğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. Aynı kararla; sanığın, kamu malına zarar verme ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarından beraatine karar verilmiştir.

4. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2019 tarihli kararı sanık müdafii tarafından, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.09.2020 tarihli kararıyla; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan daha önceden mahkumiyet kararı verilmesi nazara alınarak mükerrer dava nedeniyle red kararı verildiğinden; vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmeyip temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyizi sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olup, temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dairemizin 22.11.2023 tarihli ve 2023/1176 Esas, 2023/8991 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş içtihatları nazara alındığında; kendisini vekil ile temsil ettiren sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan aynı eylemi nedeniyle daha önceden hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından hakkında diğer suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.09.2020 tarihli ve 2019/393 Esas, 2020/511 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.