HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık ...'ın temyiz isteğine ilişkin olarak, 24.10.2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (f) fıkrasına göre, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde talep edilmesi koşuluyla anılan maddede belirtilen suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında uygulanacağının belirtildiği, sanığın, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf talebinde bulunmadığından bahisle kararın kesinleştirildiği, ancak sanığın yokluğunda verilen karara ilişkin tebligat işlemleri usulune uygun olmadığından, 01.11.2019 tarihli dilekçenin istinaf dilekçesi olarak kabulü gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin bölge adliye mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık ... hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, katılanın altı ay içerisinde şikayette bulunmadığına, yazıda yer alan ifadelerin basın özgürlüğü kapsamında kaldığına, sanığın hakaret suçunu işlediğine ilişkin doğrudan bir delil olmadığına ve şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkindir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede:
Tüm dosya kapsamı, suça konu ve "..." isimli internet sitesinde yer alan yazı içeriği, sanığın söz konusu internet sitesinin kendisine ait olduğuna ilişkin ikrarı ve katılanın aşamalarda iddiasını tekrarlaması karşısında, sanığın belediye başkanı olan katılana hakarette bulunduğundan bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa ek savunma ... verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.

A.Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçesi ilk paragrafta izah edildiği şekilde, sanığın temyiz isteği hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Kanun yolu başvurusu bölge adliye mahkemesince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.