Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Verilen kararın türüne göre, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı ve ilk derece mahkemesince aynı Kanun'un 276. maddesinde öngörülen kabul edilebilirlik incelemesi yapılmadan yani istinaf dilekçesinin reddine karar verilmeden dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderildiği de gözetilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince aynı Kanun'un 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, incelenmesi istenen kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığını tespit ederek kendisinin “istinaf başvurusunun reddine” karar vermesi ve bu kararın da aynı Kanun'un 279/1-b. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olması gerekirken, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak bölge adliye mahkemesinde kurulan mahkumiyet kararı hukukî değerden yoksun ve infaz kabiliyeti bulunmadığından yok hükmünde olmakla, hukuken varlık kazanmayan bu kararın temyiz davasına konu edilebilmesi olanaklı bulunmadığından dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çatalca 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.