SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, müstehcenlik, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Beraat, karar verilmesine yer olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu, müstehcenlik suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hüküm niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle ilgili sınırlı inceleme yapılmıştır.

Katılan Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi vekilinin hükmü temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2018 tarihli ve 2017/95 Esas, 2018/51 Karar sayılı kararı ile sanığın intikal tarihinden 3 yıl önce üvey kızı olan katılan mağdurenin dudağından öptüğü, 2017 yılında farklı günlerde cinsel organını çıkartarak katılan mağdurenin ağzına değdirdiği, katılan mağdurenin cinsel organını okşadığı şeklinde kabul edilen olaylarda, üç yıl önceki eylemi için çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 4 yıl 6 ay, 2017 yılında gerçekleştirdiği eylemleri için çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, katılan ... vekili, katılan Antalya Barosu vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvrularının kabulüyle duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin anlatımları ile sanığın atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğunu beyanla hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

A. Katılan Antalya Barosu Çocuk Hakları İzlem Merkezi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında açılan kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan doğrudan zarar görmeyen, Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezinin, suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı gibi vekilinin de hükmü temyiz etme hakkı olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

1. Katılan mağdurenin ve katılan annesinin aşamalardaki beyanları, savunma, raporlar, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında tutuklama bilgilerine yer verilmemesi, hakkında katılma kararı verilen Bakanlığın suçtan zarar gören olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.

A. Katılan Antalya Barosu Çocuk Hakları İzlem Merkezi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.10.2024 tarihinde karar verildi.