Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:

1- Sanık ...’a yükletilen tehdit ve mala zarar verme, sanık ...’ye yükletilen mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıkların belediyeye ait kamelyadaki banktan kopardıkları tahtalar ile birlikte tehditte bulunduklarının tanık beyanlarından anlaşılması ve bu beyanlara dayanılarak sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararları verilmesine rağmen, suça konu tahtaların ele geçmemesi ve niteliğinin tespit edilememesi nedeniyle sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 106/2-a. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ve adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’nin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA,5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye uygun olarak, sanık ... hakkında tehdit, sanık ... hakkında ise tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde “TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ” ilişkin kısmın karardan çıkarılması suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, TCK'nın 51/1-b maddesi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususu değerlendirilmeden, “Tekerrüre esas olmayan sabıkası bulunması ve verilen cezanın süresi nedeniyle ” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b-) Sanıkların belediyeye ait kamelyadaki banktan kopardıkları tahtalar ile birlikte tehditte bulunduklarının tanık beyanlarından anlaşılması ve bu beyanlara dayanılarak sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararları verilmesine rağmen, suça konu tahtaların ele geçmemesi ve niteliğinin tespit edilememesi nedeniyle sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 106/2-a. maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.