Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 gün ve 2007/224 - 2008/362 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.01.2011 gün ve 2009/11064 - 2011/3424 sayılı kararı aleyhinde davacı - karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 01.03.2001 tarihinde hesabında bulunan 286.552.000.000 TL anaparanın 19.03.2001 vade ve % 279,12 faiz oranlı olarak 319.053.338.940 TL alacağı hususunda anlaştıklarını, ancak davalı bankanın 19.03.2001 tarihinde anılan hesaptan toplam 18.838.885.742 TL’nı “fark faiz” adı altında geri aldığını, yapılan işlemin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 18.838.885.742 TL’nin 19.03.2001 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili, uygulanan faiz oranının gabin teşkil ettiğini aynı zamanda ahlaka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacıya 18.838.885.742 TL borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bankacılık sistemini sarsan mali kriz dolayısıyla müzayaka halinde bulunan davalı - karşı davacı bankanın mevduat çekilişini karşılayamaz hale gelmesi üzerine bu durumundan istifade etmek isteyen mevduat sahiplerinin aşırı faiz taleplerini kabul ettirdiği, edimler arası orantısızlık bulunduğu, müzayaka halindeki bankanın kesinti yapmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davacı - karşı davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı - karşı davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı - karşı davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı - karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.