Taraflar arasındaki, ücret, prim, tazminat ile son yevmiyesi alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.11.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara ... kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına ... ... ... ile karşı taraf adına ... ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının ... ... Bölge Müdürlüğünde kapsam içi işçi statüsünde çalışıp 2004 yılında ... sözleşmesinin feshedildiğini, davacının daha sonra 2007 yılında ... tarafından işe alınıp çalıştırıldığı, işveren tarafından Toplu ... Sözleşmesinden yararlanmasının engellenmesi amacıyla kayıtlarda müteahhit elemanı olarak gösterildiğini, davacı ve arkadaşlarının da Toplu ... Sözleşmesinden kaynaklanan haklarını yargı yoluna başvurarak aldıklarını, davacının ... personeli olarak gösterilmeye başlandığı 2007 Yılında ücreti belirlenirken, işe başlama tarihindeki kök ücreti esas alınmayarak sanki 2007 yılında ilk defa işe giriyormuş gibi 2007 yılı kök ücreti esas alınarak ücretinin saptandığını ve işe başladığını, bu durumun ... kapsam içi yönetmeliğine aykırı olduğunu, işveren tarafından davacının, 2007 yılında işe başladığı ücretle bağlantılı olarak ikramiye ve benzeri diğer işçilik alacaklarının da düşük ödendiğini, müvekkilinin muvazaalı olarak çalıştırılmasından kaynaklanan eşitsizlik ve yeni işe giren işçi ile aynı ücreti almasından kaynaklanan eşitsizliği çözecek bir uygulamanın yapılması gerektiğini, davalı işverenin ... kapsam içi ücret yönetmeliğinin 6’ncı maddesi gereğince davacının ...' da ilk olarak işe girdiği tarihteki kök ücret esas alınarak o günden emeklilik tarihine kadarki kıdem, TİS zamları ile yasal zamlar gibi bütün etkenler eklenmek suretiyle son yevmiyesinin saptanmasının ve eksik ücret ve diğer işçilik haklarından kaynaklanan farkın kendisine ödenmesi gerektiğini iddia ederek davacının dava tarihi itibari ile yeni yevmiyesinin tespitini, ücretin yanlış saptanmasından kaynaklanan dava tarihine kadar eksik ödenen ücret ve diğer işçilik haklarının için şimdilik hak ediş tarihinden itibaren işletilecek en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; işçi ücretlerinin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu sebeple zaman aşımı definde bulunduklarını, davacının müvekkil ortaklık ile ... ilişkisinin başlangıç tarihinin 15/03/1991 olduğunu, bu tarihte müteahhit elemanı olarak işe başladığını, 03/04/1997 tarihinde sendikaya üye olduğunu, 31/12/2003 tarihinde ... sözleşmesinin feshedildiğini, 2007 Yılında geçici işçi kadrosunda işe alındığını ve bu kapsamda çalıştığını, davacının Toplu ... Sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve diğer haklarından yararlanmak amacı ile ... ... Mahkemesinde dava açtığını, ... ... Mahkemesinin kararı ile davacı hakkında ücret düzenlenmesi yapıldığı, bu nedenle ücret düzenlemesine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunduğunu, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacının 2003 Yılında ... sözleşmesi feshedildikten sonra kıdem tazminatı ödenerek önceki dönemin tasfiye edildiğini, bu nedenle bu sürenin ücretin belirlenmesinde dikkate alınamayacağını, müvekkilinin eşitlik ilkesine aykırı davranmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ... Asliye Hukuk (...) Mahkemesinin 2005/49 esas, 2005/870 karar sayılı karara konu olan ... ... isimli işçinin durumunun farklı olduğunu, bu dosyaya emsal olamayacağını, davacının belirlenen ücreti işe girdiğinde kabul ettiğini, herhangi bir itirazda bulunmadığını, çalıştığı süre boyunca da ihtirazı kayıtsız bir şekilde tahakkuk ettirilen ücretleri aldığını, eşitlik ilkesi ve aynı koşullarda çalışan işçiler arasındaki ücret dengesizliğini ortadan kaldırmak amacı ile 12/10/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yönetim kurulunun 29/11/2010 tarih ve 1646/4 sayılı kararı gereği ilk işe giriş tarihine göre yeniden ücret tespiti yapıldığını, dava dilekçesinde işletme kredisi faizi talebinde bulunulmuşsa da söz konusu talebi kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak; davacı hakkında kök ücret yönetmeliğinin ilk işe giriş tarihinden itibaren uygulanmasının gerektiği, her ne kadar davacı işçi müteahhit elemanı olarak işe başlamış olsa bile çalışmasının tamamını ... 'ya ait işyerlerinde geçirdiği, ...'nun asli kadrodaki işçileri ile aynı işi yaptığı, kaldı ki müteahhit elemanı olarak çalışmalarında muvazaa bulunduğu, muvazaa olgusunun kesinleşmiş yargı kararları ile ortaya konulduğu, hizmetin tamamının yönetmeliğin 5/a maddesinde belirtildiği üzere ortaklık içi hizmet olduğu, bu itibarla ...'nun kapsam içi personel yönetmeliği(Kök ücret yönetmeliği)'nin ilk işe giriş tarihinden geçerli olmak üzere davacı için uygulanması ve davacının kök ücret hesabının ilk işe giriş tarihi başlangıç kabul edilerek tespit edilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde bir dönem alt işveren işçisi olarak çalışan bir kısım işçinin alt işverenlik uygulamasının muvazaaya dayandığı iddiasıyla açtığı davanın kabul edilerek kesinleştiği, davacının da aynı şekilde çalışmakta iken ... sözleşmesinin tazminatları ödenerek işyerinden ayrıldıktan bir süre sonra yine davalı kuruma ait işyerinde bu kez doğrudan davalının işçisi olarak işe başladığı anlaşılmaktadır.
Davalı ... Petrolleri Anonim Ortaklığı Kapsam İçi Personel Ücret ve Görevde Yükselme Yönergesinin “İşe Almada Ücretin Tespiti” başlıklı 6. maddesinde “…a) Ortaklık İçi Hizmetler: Daha önce ortaklık içi hizmeti olanların yeniden işe alınmaları halinde, 3. maddenin (c) bendi de dikkate alınarak, son işe alınma tarihi itibariyle geçmiş hizmetlerine göre intisap tarihi bulunur. Bulunan intisap tarihinde yürürlükte bulunan kök ücret tablosuna ./..
göre kök ücreti tespit edilir. Kök ücretin üzerine bu maddenin (b) bendi dikkate alınarak kademe farkı ve (c) bendi dikkate alınarak tahsil zammı ilave edilir. İntisap tarihinden son giriş tarihine kadar geçen süre içinde yürürlüğe giren toplu ... sözleşmesi zamları ilave edilmek suretiyle başlangıç ücreti tespit edilir. Ücretleri bu şekilde tespit edilenlere, geçmiş iç hizmetleri için ayrıca kademe farkı verilmez. Bu işlem ... akdi yenilenen personele uygulanmaz” hükmüne yer verilmiştir. Yönergenin 3. maddesinin (c) bendinde kademe farkı: dereceler itibariyle belirlenmiş kök ücretlere, personelin ortaklık içi ve kabul edilebilir ortaklık dışı çalışmalarının her bir tam yılı için ilave edilecek miktardır…” kuralı öngörülmüştür.
Davacı davalıya ait işyerinde ikinci defa işe girdiğinde Yönergenin yukarıda belirtilen hükmünün dikkate alınmadığını, ilk defa işe girmiş gibi ücretinin belirlendiğini, işverenin Toplu ... Sözleşmesinin 44. maddesinde öngörülen “kıdeme teşvik primi”ni hesaplarken önceki çalışmaları dikkate aldığı halde ücret belirlemesinde önceki kıdeminin dikkate alınmamasının çelişki olduğunu, ikinci dönem işe giriş ücretinin bu şekilde hatalı hesaplanması nedeniyle ücretlerinin eksik ödendiğini ileri sürmektedir. Buna karşı davalı işveren, davacının sendikaya üyelik tarihinden önce kök ücret tablosuna göre belirlenen ücrete toplu ... sözleşmesi zammı uygulamasının mümkün olmadığını savunmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki davacının ikinci defa işe girişte kök ücretinin nasıl belirleneceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı Ortaklığın Kapsam İçi Personel Ücret ve Görevde Yükselme Yönergesinin 1. maddesinde yönergenin, kapsam içi personelin işe başlama ücretleri ile nakil ve görevde yükselmelerinde uygulanacak esasların belirlenmesinin amaçlandığı; yönergenin Ortaklık işyerlerinde belirsiz süreli ... sözleşmesi ile çalışan ve toplu ... sözleşmesi kapsamında olan kapsam içi personele uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre davacının işe girerken toplu ... sözleşmesi kapsamında olup olmadığı önem arz etmektedir. Davacı daha önce sendikaya üye olmuşsa ... sözleşmesinin feshinden sonra bir yılı aşan süre ile işsiz kalması veya aynı işkolunda bir işte çalışmaması durumunda sendika üyeliğinin sona ereceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu sebeple öncelikle davacının ikinci kez işe girdiği tarihte sendika üyesi olup olmadığı araştırılmalıdır.
Yukarıda sözü edilen Yönergenin 6. maddesinde daha önce ortaklık içi hizmeti olanların yeniden işe alınmaları halinde kök ücretinin nasıl hesaplanacağı düzenlenmiştir. Buna göre sırasıyla intisap tarihinin belirlenmesi, intisap tarihinde yürürlükte bulunan kök ücret tablosuna göre kök ücretinin tespiti, tespit edilen kök ücretine kademe farkı ve tahsil zammını ilavesi ve intisap tarihinden son giriş tarihine kadar geçen süre içinde yürürlüğe giren toplu ... sözleşmesi zamları ilave edilmek suretiyle başlangıç ücreti tespit edilir.
Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kök ücretine esas alınan intisap tarihinin ne şekilde belirlendiği, davacının iki dönem arasında fiilen çalışmadığı sürenin dikkate alınmasının sebebi anlaşılamamıştır. Keza bilirkişinin belirlediği alacak miktarı ile mahkemenin talebi üzerine işverence “kabul ve ikrar anlamına gelmemek üzere” kaydıyla gönderilen tablodaki hesaplama arasında önemli bir fark bulunduğu halde bu çelişki dahi giderilmeden hüküm kurulmuştur. Davacının fiilen çalışmadığı sürenin intisap tarihinin ve dolayısıyla kök ücretinin belirlenmesinde dikkate alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple çalışılmayan sürenin intisap tarihinin tespitinde dikkate alınması doğru olmamıştır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, eşitlik ilkesinin aynı durumda olanlar bakımından geçerli olduğunun göz önünde bulundurulması gerekir. Bu bağlamda, sendikaya üye olan ile üye olmayan arasında toplu ... sözleşmesinden yararlanma yönünden bir fark olması doğal ./..
karşılanmalıdır. Davacının sendika üyesi olmadan önce dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu ... sözleşmesinden yararlanma talebinin bulunmadığı da dikkate alındığında sendikaya üyelik tarihinden önceki dönem için kök ücrete toplu ... sözleşmesi zamlarının uygulanması doğru olmaz. Aksi halde daha önce toplu ... sözleşmesinden yararlanan işçi ile toplu ... sözleşmesinden yararlanmayan işçinin ikinci dönem giriş ücreti aynı olacaktır. Buna göre davacının tespit edilen kök ücretine toplu ... sözleşmesinden yararlandığı tarihten itibaren toplu ... sözleşmesi zamlarının uygulanması suretiyle ikinci dönem işe giriş ücreti belirlenmelidir. Bu sebeple yapılacak ...; yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Nitekim emsal dosyalarda Dairemizce aynı nitelikte kararlar verilmiştir (Yargıtay 22’nci Hukuk Dairesi, 2012/3933-10673)
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.