Davacı, ücret, ... mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, vardiya primi, ağır ve tehlikeli işler primi, yıllık ikramiye, tahsil tazminatı, kıdeme teşvik primi, yıllık izin ücreti, iaşe bedeli, çocuk ve aile yardımı ile sosyal yardım alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, ... tarafından özel güvenlik görevlisi olarak çalıştırılmaya başlandığını, buna ilişkin tespit davasının sonuçlandığını ve davalı işveren bünyesinde kesintisiz olarak güvenlik görevlisi olarak çalıştığına karar verildiğini, işyeri kayıtlarda gönüllü köy korucusu olarak gösterildiğini, ancak fiilen ... ... bölge müdürlüğüne bağlı sahalarda özel güvenlik görevi ifa ettiğini, davalı tarafından Toplu ... Sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaması ve kadrolu personeli olan özel güvenlik personellerine ödediği ücreti ödememek için bu yola başvurduğunu, bir dönem özel güvenlik görevlilerinin sendika üyesi olmalarının yasak olmasına karşın sendikalı olsun yada olmasın bütün özel güvenlik görevlilerinin aynı ücreti aldığını, çalıştığı süre boyunca ilçe merkezine uzak yerlerde zor şartlar altında, tatil günlerinde çalıştırıldığını ancak haklarının ödenmediğini belirterek talep ettiği işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı işveren, davacının işyerinde İçişleri Bakanlığı Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu Başkanlığının 03.11.1992 tarihli ve 506 sayılı genelgesine dayanılarak idari bir işlemle gönüllü köy korucusu olarak çalışmaya başladığını, bu dava ile ortaklıkta çalışan güvenlik görevlilerinin ücretinin emsal alınarak ücret alacağı talebinde bulunduğunu, eğer mahkeme davacının gönüllü köy korucusu olarak çalışmasının muvazalı olduğu kanaatine varacak olursa, kadrolu olarak çalışan güvenlik görevlilerine ödenen ücretin emsal olarak alınamayacağını zira 2822 sayılı Toplu ... Sözleşmesi, Grev ve Lokaft Kanunu'nun 9. maddesinde Toplu ... Sözleşmesinden taraf işçi sendikası üyelerinin yararlanacaklarını, davacının sendika üyesi olmaması sebebiyle yararlanamayacağını, davacının kapsam içi personel yönetmeliğinden de yararlanamayacağını, yönetmeliğin 1. maddesinde "... işyerlerinde belirsiz süreli ... sözleşmesi ile çalışan ve TİS kapsamında olan (kapsam içi) personele uygulanır" hükmü bulunduğunu, davacının 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde
belirtilen güvenlik görevlisi şartlarını taşımadığını, bu sebeple emsal ücretleri alamayacağını ve hizmet döküm cetveline göre davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde başka bir işyerinde çalıştığını, müvekkiline karşı açılan haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle zaman aşımı yönünden reddine, bu mümkün olmadığı takdirde resen göz önüne alınacak ve yargılama sırasında sübut bulacak sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının gönüllü köy korucusu olarak çalıştırıldığı ancak mahkemece verilen kesinleşmiş tespit kararına göre davacının ... işçisi olduğunun kesinleştiği, böylece davacının ... nun güvenlik elemanı olarak çalıştığının anlaşıldığı, davalı kurumun iç yazışmasına göre ...'da kadrolu güvenlik görevlisi olarak çalışmış olan bazı işçilerin sendika üyesi olmadığı ve dayanışma aidatı da ödemediği halde 2004 ocak ile 2006 ocak tarihleri arasında Toplu ... Sözleşmesi hükümlerinden yararlandırıldıkları, bunun bir ... yeri uygulaması haline geldiği, eşit işe eşit ücret ilkesi uyarınca sendika üyesi olmayan ve dayanışma aidatı ödemeyen davacının da ... nun güvenlik elemanı olduğunun tespit edilmesi sebebiyle Toplu ... Sözleşmesinden ve diğer sosyal haklardan yararlandırılması gerektiği gerekçesi ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının baştan itibaren davalı işyerinde çalışan özel güvenlik görevlilerine tanınan haklardan yararlanıp yararlanamayacağı ve buna bağlı olarak talep ettiği alacaklara ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı mahkemenin 2008/282 esas sayılı dosyasında açtığı davada davalıya ait işyerinde muvazaalı olarak müteahhit işçisi olarak gösterilmek suretiyle çalıştırıldığını, aslında ...'daki kadrolu işçilerle birlikte çalıştığını ve davalı işyerinde ... sözleşmesi ile çalıştığının tespitini istemiş, yapılan yargılama neticesinde davacının davalı işyerinde güvenlik elemanı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş olup, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Söz konusu dosyada davacının gönüllü köy korucusu olduğunun iddia edilmesine rağmen yapılan işin gönüllü köy koruculuğu olmadığı, davacının sürekli ...'na bağlı olarak çalıştığı, emir ve talimatları davalının çalışanlarından aldığı gibi ücretlerinin de davalı tarafından ödendiği ve davalı nezdinde aralıksız çalıştığının ... olduğu gerekçesi ile davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir. Diğer yandan davacının 2006 yılında Petrol-... Sendikasına üye olduğuna ilişkin üye kayıt fişi, davalı tarafından yapılan ödemeleri gösteren belgeler, kapsam içi personel ücret yönetmeliği, kök ücret tablosu ve davalı işyerinde geçerli TİS ile yönergede dosyaya ibraz edilmiştir.
Davalı ... Petrolleri Anonim Ortaklığı Kapsam İçi Personel Ücret ve Görevde Yükselme Yönergesinin “İşe Almada Ücretin Tespiti” başlıklı 6. maddesinde “(1) Personelin daimi veya geçici bir göreve açıktan atanmasında ilk kademe unvanı ve ücreti verilir. (2) İşe alınan personelin başlangıç ücreti; Ortaklık içi, Ortaklık dışı hizmetleri ve öğrenim farkı nedeniyle verilecek ücretin değerlendirilmesini düzenleyen aşağıdaki (a), (b), (c), (ç) bendi esaslarına göre tespit edilir. a) Ortaklık İçi Hizmetler: Daha önce ortaklık içi hizmeti olanların yeniden işe alınmaları halinde, 3. maddenin (c) bendi de dikkate alınarak, son işe alınma tarihi itibariyle geçmiş hizmetlerine göre intisap tarihi bulunur. Bulunan intisap tarihinde yürürlükte bulunan kök ücret tablosuna göre kök ücreti tespit edilir. Kök ücretin üzerine bu maddenin (b) bendi dikkate alınarak kademe farkı ve (c) bendi dikkate alınarak tahsil zammı ilave edilir. İntisap tarihinden son giriş tarihine kadar geçen süre içinde
yürürlüğe giren toplu ... sözleşmesi zamları ilave edilmek suretiyle başlangıç ücreti tespit edilir. Ücretleri bu şekilde tespit edilenlere, geçmiş iç hizmetleri için ayrıca kademe farkı verilmez. Bu işlem ... akdi yenilenen personele uygulanmaz” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı davalıya ait işyerinde başlangıçtan itibaren güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, özel güvenlik görevlilerine sendikalı olsun ya da olmasın aynı ücretin verilmesine karşın kendisinin yararlandırılmadığını, bu sebeple özel güvenlik görevlilerine yapılan ödemelerin eksik olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşı davalı işveren, davacının Toplu ... Sözleşmesinin imzalanması sırasında taraf işçi sendikasına üye olmaması sebebiyle yararlanamayacağını, Kapsam İçi Personel Ücret Yönetmeliğinin 1. maddesinde "Bu yönetmelik ... işyerlerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışan ve Toplu ... Sözleşmesi kapsamında olan (kapsam içi) personele uygulanır." hükmü sebebiyle de Toplu ... Sözleşmesine dayalı olarak ödenen ücret kalemlerinden yararlanamayacağını savunmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki davacının kök ücretinin nasıl belirleneceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı Ortaklığın Kapsam İçi Personel Ücret ve Görevde Yükselme Yönergesinin 1. maddesinde yönergenin, kapsam içi personelin işe başlama ücretleri ile nakil ve görevde yükselmelerinde uygulanacak esasların belirlenmesinin amaçlandığı; yönergenin Ortaklık işyerlerinde belirsiz süreli ... sözleşmesi ile çalışan ve toplu ... sözleşmesi kapsamında olan kapsam içi personele uygulanacağı belirtilmiştir. Bu sebeple davacının kök ücretinin belirlenmesinde tespit kararına göre işe başladığı tarihte alabileceği ücret araştırılmalıdır.
Yukarıda sözü edilen Yönergenin 6. maddesinin 2. bendinde "İşe alınan personelin başlangıç ücreti; Ortaklık içi hizmetler Daha önce ortaklık içi hizmeti olanların yeniden işe alınmaları halinde, 3. maddenin (c) bendi de dikkate alınarak, son işe alınma tarihi itibariyle geçmiş hizmetlerine göre intisap tarihi bulunur." düzenlemesi dikkate alınarak kök ücret tespit edilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, ... kapsam içi personel ücret yönetmeliği ve kök ücret tablosuna göre davacının ilk defa çalışmaya başladığı tarihteki kök ücreti belirlenerek ve kadrolu güvenlik görevlilerine ödenen ücret esas alınarak ... sözleşmesinin fesih tarihindeki günlük ücretinin belirlendiği, dosyadaki bordroların emsal alındığı ve davacının baştan beri kadrolu güvenlik görevlisi olsa idi sendikalı olacağı ve olmasa dahi sendikal haklardan yararlanacağı düşünülerek hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Ayrıca davalı işverene ait iç yazışmaya atıfta bulunularak kadrolu güvenlik görevlisi olarak çalışan üç işçinin sendika üyesi olmamalarına karşın Toplu ... Sözleşmesinden yararlandırıldıkları belirtilmesine karşın yazışma içeriğinde bu işlemin sehven yapıldığına dair açıklama olmasına rağmen uygulamanın ne şekilde olduğu araştırılmamıştır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, eşitlik ilkesinin aynı durumda olanlar bakımından geçerli olduğunun göz önünde bulundurulması gerekir. Bu bağlamda, sendikaya üye olan ile üye olmayan arasında Toplu ... Sözleşmesinden yararlanma yönünden bir fark olması doğal karşılanmalıdır. Davacının 2006 yılında sendika üyesi olduğu dikkate alındığında sendikaya üyelik tarihinden önceki dönem için kök ücrete Toplu ... Sözleşmesi zamlarının uygulanması doğru olmaz. Aksi halde daha önce Toplu ... Sözleşmesinden yararlanan işçi ile Toplu ... Sözleşmesinden yararlanmayan işçinin ikinci dönem giriş ücreti aynı olacaktır. Buna göre mahkemece işyerinde çalışan güvenlik görevlilerinin ücretlerinin sendika üyesi oldukları tarih ve önceki durumları dikkate alınarak tespit edilmeli, sendika üyesi olduğu tarihten
itibaren Toplu ... Sözleşmesinden yararlanabileceği hususu da nazara alınarak hesaplama yapılmalıdır. Diğer yandan davacının talep ettiği hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışmaya ilişkin olarak yapılan işin niteliği, çalışma biçimleri tereddüte yer bırakmayacak şekilde araştırıldıktan sonra yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporuda alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi raporu ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.