Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 07.07.1995 tarihinden beri davalı işveren yanında daimi işçi kadrosunda çalıştığını, davalı işverence 14.02.2012 tarihinde 4857 sayılı ... Kanunu'nun 25/1.-a. maddesi gereği ... yapamaz durumuna geldiği gerekçesi ile işine son verildiğini, müvekkilinin ... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... sözleşmesinin sık sık rapor alarak ... yapamaz duruma gelmesi sebebiyle feshedildiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 14.12.2012 tarihli fesih bildirimde 4857 sayılı Kanun'un 25/1. maddesi a. fıkrası gereğince sürekli rapor alarak ... yapamaz duruma geldiğinden dolayı ... sözleşmesinin feshedildiğinin belirtildiği, 4857 sayılı Kanun'un 25/1. maddesi a. fıkrasında "işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç ... günü veya bir ayda beş ... gününden fazla süremesi halinde "... sözleşmesinin işveren tarafından bildirim süreleri beklenilmeksizin feshedilebileceğinin düzenlendiği, davacının belirli dönemlerde rapor aldığı ancak rahatsızlığının 4857 sayılı Kanun'un 25/1. maddesi a. fıkrası gereğince kendi kastı veya derli toplu yaşayışından ileri gelip gelmediğinin belirlenemediği bu hususta davalı tarafından ibraz edilmiş herhangi bir delil de bulunmadığı davacının rahatsızlığının 2008 yılından itibaren devam ettiği ve davalı tarafından da bu rahatsızlığın bilindiği dolayısıyla yapılan feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının ... sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesi kapsamında feshedildiği anlaşılmaktadır. Haklı sebeple yapılan fesihlerde yazılı bildirimde zorunluluğu olmadığı gibi, fesihten önce savunma alma zorunluluğu da bulunmamaktadır. Fesih bildirim yazısında açıklanan sağlık sorunlarının oluşmasında gerçekten işçinin kusurlu olması gerekmekte ise de davacının 2009 yılında yetmişbir gün, 2010 yılında altmışyedi gün ve 2011 yılında seksen gün aralıklı istirahat raporu aldığı ve bu istirahat raporlarının çoğunlukla tatil günleri öncesi veya sonrasına isabet ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının bu şekilde aldığı raporlar sebebiyle işyerinde işin yürütülmesine, aksamasına ve olumsuzluğa ... açtığı açıktır. Başka bir deyimle alınan raporlardan dolayı işverenin davacının yerine başka eleman temin etmek durumuyla karşı karşıya kalacağı ve önceden oluşturulmuş çalışma programlarının aksayacağının kabul edilmesi gerekir. Öte yandan davacının geçmişte kusurlu davranışlarından dolayı uyarma ve kınama cezası aldığı dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Fesih bildiriminde açıklanan haklı fesih sebebi oluşmasa dahi, davacının rapor dışında geçmişte tespit edilmiş olan kusurlu hareketleri de dikkate alındığında artık işverenden davacı ile ... ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Hal böyle olunca işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve dairemizce aşağıda yazılı olduğu gibi hüküm oluşturulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 20.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.