Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 200 ada 17,229 ada 7,232 ada 31,282 ada 4 ve 292 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 992.90,1.369.89,3.536.50,1.360,40 ve 2.482,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve miras paylarının bulunduğunu ileri sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, tarafların karar başlığında doğru olarak gösterilmesi gereğine değinilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 229 ada 7,200 ada 17,282 ada 4,232 ada 31 sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 292 ada 2 parsel nolu taşınmazın 20.08.2009 tarihli Kadastro Komisyon kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davalı tarafın dayandığı 01.03.1985 tarihli satış senedinin davaya konu taşınmazlara uyduğu, ortak murisin sağlığında düzenlenen satış senedi ile davaya konu taşınmazların zilyetliğinin davalıya devredildiği, menkul mal niteliğinde olan taşınmazlar hakkında muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı ... dava dilekçesinde tapu kaydına dayanmış, yargılama sırasında vekili miras yoluyla gelen hakka dayanarak müvekkili adına tescil talep etmiş olup öncelikle HMK'nın 31. maddesi uyarınca anılan davacının ne şekilde miras hakkına dayandığı açıklattırılmalıdır.
Diğer taraftan, keşif sırasında dinlenen davacı tanıkları çekişmeli taşınmazların davalı ...murisi ... kök muris ... kaldığını beyan etmişlerse de keşif sırasında dinlenen tüm yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında kimi taşınmazların ... ait olduğu, çekişmeli taşınmazlar arasında ... tarafından üçüncü kişiden satın alınan taşınmazların da bulunduğu yönünde çelişkiler bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, taşınmazların ...'dan geldiğinin kabulü halinde dahi ... ve ... arasında tanzim edilen satış senedi tanıklarından bir kısmı önceden hazırlanan senedi içeriğini bilmeksizin ve taraflar hazır olmaksızın imzaladığını beyan ederken diğer kısmı senedin taraflar huzurunda hazırlandığını beyan etmiş ve içeriğini doğrulamıştır. Toplanan bu deliller ışığında davaya konu taşınmazların ortak muris ...'dan mı, yoksa ...'dan mı geldiği, ...'dan geliyorsa ...'ya ne şekilde intikal ettiği (taksim, hibe, satış vb.) yeterince aydınlatılmamış olup mevcut delillerle taşınmazların ...'dan geldiğinin kabulü mümkün olmadığı gibi taşınmazların ...'dan geldiğinin kabulü halinde dahi tanzim edilen senedin tüm taşınmazları kapsadığı tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyulmadan karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için taraf tanığı olarak gösterilmeyen ve taraflarla yakınlık veya husumeti bulunmayan yerel bilirkişiler ve tanıklar eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılmalı, davaya konu taşınmazlar üzerinde hangi tarihten beri ne şekilde kim tarafından tasarruf edildiği, taşınmazların kimden kime ne şekilde intikal ettiği, taşınmazların öncesinde ... tarafından kullanıldığının anlaşılması halinde ... terekesinin taksim edilip edilmediği, ...'nın taşınmazları hangi hakka dayanarak kullandığı, ...'nın intikal veya üçüncü kişiden satın alma yoluyla taşınmazlarda tasarruf ettiğinin anlaşılması halinde ... terekesinin taksim edilip edilmediği, taşınmazların tamamının satış senedinin kapsamında kalıp kalmadığı, satış senedinde yer alan her bir taşınmazın zeminde hangi yere isabet ettiği, satış senediyle birlikte taşınmazların zilyetliğinin ...'ya devredilip devredilmediği duraksamaya yer bırakmaksızın ortaya koyulmalı, alınan tanık ve yerel bilirkişi beyanları arasında çelişki olduğunun anlaşılması halinde dinlenen bilirkişi ve tanıklar yüzleştirilmek suretiyle çelişkiler giderilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi - E. 2018/3357 - K. 2021/3351
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2018/3357 |
| Karar No | 2021/3351 |
| Karar Tarihi | 06.04.2021 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"