Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen cezayı doğru bulmadığına ve itiraz ettiğine ilişkindir.

İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, tıraşlama biçiminde ağaçların kesildiği ve açma yapıldığı tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, suça konu yerde 22 dönümlük fındık bahçesi olduğunu, 2-3 yıl önce yan taraftaki ormanlık alanı yaktıklarını, fındıklar yanmasın diye kuru dal ve ağaçları temizlediğini, ağaç kesmediğini,
kuru odunları topladığını beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, motorlu testereyle yapacak emval veren ağaçların kesildiği tespit edilmiştir.

Suç konu yerde 77 adet gürgen ağacı kesilmesi karşısında, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.