Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi; hapis cezasının erteleme koşullarının oluşmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebebi; satma amacının olmadığına, ailesi ile içmek için bulundurduğuna, mahkûmiyet kararının bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Olay tutanağına göre, 16.10.2015 tarihinde, sanığın evine yüklü miktarda kaçak sigara indirildiği yönündeki ihbar üzerine olay yerine gidildiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrine istinaden sanığın evinde 1230 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmasında; sigaraları ailecek içmek için aldığını, ticari kastının olmadığını, gümrüklenmiş değerin iki katını veya kamu zararını ödeme gücünün olmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Ele geçirilen kaçak sigaraların Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olmasına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.