Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanığın aşamalarda suçlamayı reddetmesi, kovuşturma aşamasında dinlenen tanık ...'nın, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında dinlenen katılanın dedesi olan tanık ...'ın, soruşturma aşamasında dinlenen ve katılanın annesi olan tanık Nebahat Özer'in, sanığın katılanı tehdit etmediği yönünde beyanlarda bulunmaları, katılanın arkadaşı olan tanık ...'nın soruşturma aşamasında, sanığın katılanı tehdit ettiğine dair bir beyanda bulunmamasına karşın, kovuşturma aşamasında sanığın katılana "seni öldüreceğim" dediğini duyduğunu beyan etmesi karşısında; tanık ...'nın beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, sanığın savunmasına ve diğer tanık beyanlarına neden itibar edilmediği, hangi delillere hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2-Kabule göre de;
Hakkında TCK’nın 106/2,c maddesi uyarınca iddianame tanzim edilen sanığa, CMK’nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden, TCK’nın 106/1-1. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.