Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve üst Cumhuriyet savcısının, 05/11/2014 tarihli temyiz dilekçesi ile sadece sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği, belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağdurlara söylediği iddia ve kabul edilen " çıkın dışarı saçınızı başınızı yolacağım " şeklindeki sözün, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen mağdurların vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı gerçekleştirme niteliğinde olduğu gözetilmeden, aynı maddenin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçu olarak kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2-(1) nolu bozmaya uyulması halinde; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.