Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydındaki ilamla verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamamış, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek ateş ettiği yerin tarlasının yakını olduğunu ve tarlasındaki fındık hırsızlığına yönelik ateş ettiğini savunması, müştekilerle sanığın akraba olup gerek müşteki gerek sanık beyanlarına göre aralarında husumet bulunmadığının ve sanığın fındık tarlasının müştekilerin evine yakın olduğunun anlaşılması, olay yerindeki kovanların müşteki tarafından toplanmış olması nedeniyle kovanların bulundukları yerlere ilişkin tespit yapılmamış olması, müştekilerin olay gecesi sanığı gördüklerine ilişkin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmaları ve olayın tek tanığı ...' ün ise soruşturma aşamasında sanığın araçla seyir halinde iken ateş ettiğini beyan ederek müştekilerin evine yönelik ateş ettiği hususunda varsayımda bulunmuş olması karşısında; müştekilerin aşamalardaki çelişkili beyanlarının ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu ve sanığın müştekilerin evine yönelik ateş etmediğinin anlaşılması halinde eylemin TCK'nın 170/1-c maddesinde düzenlenen genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunu oluşturup oluşturmayacağı açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre ise;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.