Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebebi; eksik inceleme sonucu verilen mahkûmiyet kararının bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.

12.01.2021 tarihli celsede Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 33 üncü maddesine uygun mütalaa verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Olay tutanağına göre, 27.01.2015 tarihinde, alınan istihbari bilgiler üzerine, sanığın işlettiği markette Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 2015/541 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 9406 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

Sanık aşamalardaki savunmasında; dükkânı bakkal olarak işlettiğini söz konusu sigaraları satmak için bulundurduğunu, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme gücünün olmadığını beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Ele geçirilen kaçak sigaraların Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ve sanığın atılı suçu ikrar etmesi karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.