Davacı, fazla çalışma ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, davacının Sungurlu Belediyesinde hizmet sözleşmesine bağlı olarak çalışırken 6111 sayılı Kanun gereği ... sözleşmesinin sonlandırıldığını, müvekkilinin Sungurlu Belediyesinde itfaiyeci olarak görev yaptığı dönemlere ilişkin olmak üzere bu birimde yapılan çalışmalarda haftalık kırkbeş saat olan çalışmanın üstünde bir gün yirmidört saat çalışma sonra dinlenme olmak üzere çalışma yaptığından, fazla çalışma alacağının doğduğunu, Belediye ... Sendikası üyesi olan müvekkilinin davalı ... ile Belediye ... Sendikası arasında yapılan Toplu ... Sözleşmesinden de faydalandığını, Toplu ... Sözleşmesinin 48. maddesinde fazla çalışma ücretinin düzenlendiğini bu maddeye göre haftada kırkbeş saati aşan çalışmanın fazla çalışma olacağı ve her bir saat mesai için verilecek ücretin normal çalışma ücretinin %100 fazlasıyla ödeneceğinin düzenlendiğini belirterek müvekkilinin fazla mesai ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ...'deki tüm belediyelerde çalışmaların ilgili yönetmelik gereği 12-24 ya da 24-48 saat şeklinde düzenlendiğini, işyerinde yirmidört saat çalışma kırksekiz saat dinlenme şeklinde çalışma yapıldığını, fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, davacının 6111 sayılı Kanun'un gereği işten ayrıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalı ... Başkanlığında Toplu ... Sözleşmesine bağlı olarak çalışıyor iken 6111 sayılı Kanun gereği ... sözleşmesinin sona erdirilerek ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne nakil olduğu, belediyede itfaiye yardımcı elamanı olarak yirmidört saat çalışma kırksekiz saat istirahat şeklinde çalıştığı değerlendirilerek, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen alacak üzerinden %30 indirimle alacak hüküm altına alınmıştır.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davacı işçinin fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. İşyerinde itfaiyecilerin yirmidört saat çalışma ve ardından gelen kırksekiz saat dinlenme şeklinde çalıştıkları hususunda çekişme bulunmamaktadır. Davacının alacağının hesaplanabilmesi için öncelikle itfaiyeci olarak fiilen çalıştığı dönem işyeri belgeleri incelenerek kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Ayrıca işyeri puantajları ve işveren tarafından tutulan kayıtlar getirtilmeli, davacının yukarıda belirtildiği
şekilde çalıştığı dönemler ile izinli ve raporlu olduğu günler dikkate alınmalıdır. Uyuşmazlık konusu tüm sürede aynı düzende çalışmış olduğunun kabulü ile hesaplama yapılması hatalıdır.
2- 4857 sayılı ... Kanunu'nun 41 inci maddesine göre haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Anılan Kanunun 63 üncü maddesinde ise, “Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu ... sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Haftalık ... süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlenmesi mümkündür. Bu halde haftalık çalışma süresini aşan kırkbeş saate kadar olan çalışmalar ise 4857 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılmıştır. Fazla sürelerle çalışma halinde denkleştirmeye gidilip gidilemeyeceği Kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Bununla birlikte denkleştirme esasının kabul edildiği 63 üncü maddede “haftalık normal çalışma” süresinden söz edildiğine göre, tarafların kırkbeş saatin altında haftalık çalışma süresi belirlemeleri halinde, denkleştirmenin kararlaştırılan haftalık çalışma süresine göre yapılması gerekecektir.
Günlük çalışma süresinin onbir saatten fazla olamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğinden, tespit edilen fazla sürelerin denkleştirmeye tabi tutulmaması, onbir saati aşan çalışmalar için zamlı ücret ödenmesi gerekir.
Somut olayda, her iki tarafın da kabulünde bulunan yirmidört saat çalışma kırksekiz saat dinlenme şeklinde gerçekleşen çalışma sisteminde, işçi birinci hafta üç gün, ikinci ve üçüncü haftalarda ikişer gün çalışmakta, üç haftada bir düzen başa dönmektedir. Çalışma süresinin yirmidört saat olması durumunda işçinin ancak ondört saat çalışabileceği Dairemizin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir. Bu durumda işçinin çalıştığı günlerde günlük onbir saati aşan çalışmaları fazla çalışma sayılarak alacak hesaplaması bu şekilde yapılmalıdır. Yazılı şekilde çalışma günlerinde yirmidört saatin tümünün çalışma ile geçtiği kabul edilerek yapılan hesaplama hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.