Davacı, fark kıdem ve ihbar tazminatı ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı taraf, davalı ...'in Sultanbeyli şubesinde mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, davalı tarafın ... sözleşmesini haksız olarak feshettiğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf, yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin Kadıköy olduğunu belirtmiş, ayrıca davanın haksız olarak açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından, fire ürünleri müşterilere yazması kasayı saymadan devretmesi, kasa açıkları çıkması sebepleriyle feshedildiği, ancak davalı tarafın buna yönelik somut deliller sunamadığı, ... sözleşmesinin feshinden sonra alınan beyanların olduğu, bu şekilde feshin haklı fesih olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında mağaza sorumlusu olarak çalışan davacının ... sözleşmesinin, işveren tarafından kasa açığı çıkması nedeni ile haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 25/2-e. maddesinde: “işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverinin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayana davranışlarda bulunması” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda davacı ... sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirtmiş, davalı işveren ise davacının davalı işyerinde mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, çalıştığı dönemde kasada açık çıktığını, buna ilişkin olarak birden fazla kez savunmasının alındığını belirtmiş olduğuna göre mahkemece davalı işyerinde bir mali müşavir aracılığı ile ./..
davalı tarafından iddia edildiği gibi bir kasa açığının bulunup bulunmadığı, varsa davacının bu kasa açığı ile ilgili olarak kusuru olup olmadığı, ayrıca kasada ortaya çıkan açık miktarının belirlenmesi hususunda bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz, olup bu husus bozmayı gerektirmektedir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.