HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; mahkûmiyet kararının eksik inceleme sonucu alındığına, usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Olay tutanağına göre, 08.01.2015 tarihinde, sanıkların Mahfel sokakta bulunan depo olarak kullandıkları yerden getirdikleri sigaraları Ölçüm pasajında bulunan iş yerinde sattıkları yönündeki ihbar üzerine sanıkların bulunduğu .....'ın yeri adlı iş yerine gidildiği, masanın üzerinde ve yerlerde görünür vaziyette kaçak sigaraların bulunduğu, toplamda 712 paket kaçak sigara ele geçirildiği, sanıklar hakkında işlem yapıldıktan sonra salıverildikleri, aynı gün saat 17.00'da depo olarak kullanılan yerden sanık ...'ın elindeki poşetle çıktığı, akabinde Merdal'ın yeri adlı iş yerine gittiği, bu kez gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrine istinaden depoda ve iş yerinde yapılan aramada 8005 paket sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında; olay esnasında iş yerinde olduğunu fakat sigaralar ile alakası olmadığını, kanun iadesinden sonra ise önceki ifadelerini tekrar ettiğini, gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında; kaçak sigaraları tanımadığı kişilerden aldığını, üzerine bir miktar kâr koyup sattığını, Sinan'ın alakası olmadığını, kanun iadesinden sonra ise 712 paket sigarayı Sinan'ın kendisine temin ettiğini, Sinan'ın "suçu üstlen ceremesini ben çekerim" demesi üzerine suçu kabullendiğini, gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Ele geçirilen kaçak sigaraların Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olmasına göre sanıkların atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Sanık ...'ın tekerrüre esas adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği
gözetilerek sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'un (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak uygulamasında hapis ve adlî para cezasının bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği, cezada kazanılmış hakka esas ceza belirlenirken hapis cezası için ayrı adlî para cezası için ayrı değerlendirme yapılamayacağının gözetilmemesi,
3.30.11.2020 tarihli talimat Mahkemesince yapılan celsede sanık ...'a 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkralarının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiği halde bu hususa ilişkin sanığın savunmasının zapta geçirilmemesi,
4.Cezada kazanılmış hak gözetilirken sanıklar hakkında netice ceza belirlendikten sonra infazın cezada kazanılmış hakkı oluşturan hükümde belirlenen netice ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine sanıkların cezada kazanılmış hakkı oluşturduğu kabul edilen ceza miktarı ile cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ... ile müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.