Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hakaret suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, yetersiz gerekçe ile karar verildiğine vesaire yöneliktir.

Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, katılanın beyanı, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın katılana yönelik hakaret suçunu işlediğine, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanmasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289. Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın hakaret eylemini polis merkezi dışında gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a). maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2024 tarihinde karar verildi.