SUÇLAR: Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj

Yerel Mahkemece verilen ek kararın; sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2-1,62/1 ve 53/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan 5237 sayılı TCK'nın 107/1, 62/1,52/2 ve 53/1-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında da ek karar ile 1412 sayılı CMUK'un 315/1. maddesi gereği temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın ve sanık müdafiinin temyiz isteklerinin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Yargıtay 4. Ceza Dairesine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2021/3302 Esas, 2021/6794 Karar sayılı görevsizlik kararıyla Dairemize tevdi edilmiştir.

Sanığın ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri; asıl kararın bilinen son adrese tebliğ edilmemesi nedeniyle hukuka aykırı olan temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi kararının temyizen incelenerek kaldırılması ve eksik inceleme ile çelişkili tanık anlatımlarına dayalı olarak kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması istemine ilişkindir.

Sanığın yokluğunda verilip 27.11.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, sanık müdafiinin 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.02.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315/1. maddesinde yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/236 Esas, 2015/586 Karar sayılı ek kararında sanık ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.