Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince, vekalet ücreti hususunda düzeltilerek esastan reddedilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usûle, yasaya ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma yapıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına, delillerin değerlendirilmesinde ve cezanın bireyselleştirilmesinde hataya düşüldüğüne, lehe hükümler ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Sanık savunması, katılan beyanı, tanık K.Ç.'nin anlatımı, 16.03.2018 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamıyla sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinin hukuka uygun bulunduğu, lehe hükümlerin yöntemince değerlendirildiği ve adli sicil kaydı dikkate alındığında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasının yerinde olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2024 tarihinde karar verildi.