Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A.Sanık ... Nwani hakkında kurulan hüküm yönünden
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,

B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde tekerrür uygulamasına esas alınan İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/232 Esas ve 2011/252 Karar sayılı kararının 26.03.2018 tarihinde kesinleştiği cihetle tekerrüre esas alınamayacağının ve adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafın tamamen çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.