İstinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan

mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan haklarındaki beraat kararları kesinleşen ... ve ..........., aşamalardaki beyanlarında suç konusu uyuşturucu maddeleri arama yapılan ikamete diğer sanık ...'in koyduğunu düşündüklerini söylemişlerse de; sanık ...'ın kovuşturma aşamasındaki beyanlarıyla sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun ortaya çıktığının ve sanık ...'ın beyanları olmadan sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulamayacağının anlaşılması karşısında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği hususundaki eleştirisi yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezası yönünden, 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi uyarınca "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarındaki, “tamamının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.10.2024 tarihinde karar verildi.