Sanık hakkında 5809 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26 inci maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2 inci maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3.000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında, sanık müdafinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3.000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında, sanık müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,

2. Sanık müdafisinin güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafisinin temyiz talebi üzerine kararın sanık lehine bozulmasından sonra, bozma sonrası yapılan toplam 70,00 TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 iptal kararına yanlış anlam verilmek suretiyle TCK'nin 53/1-b maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmekle, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASI; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; "Aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline" cümlesinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerine "Bozma öncesi hükmün sadece sanık müdafisi tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay Bozma ilamının sanık lehine olduğu anlaşıldığından, bozma öncesi yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile, bozma sonrası yapılan 70,00 TL yargılama giderinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi ile hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarına "Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı gözetilerek TCK'nin 53/1-b maddesinin de sanık hakkında uygulanmasına" cümlesinin eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.