Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin 14.06.2016 tarihli duruşmaya katılmayarak mazeret ve vekillikten istifa dilekçesi verdiği ancak sanık hakkında verilen hükmü 17.06.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesindeki "Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder" hükmü ve sanığa müdafiinin istifasına ilişkin tebliğ yapılmadığı nazara alınarak tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gebze Fatih Devlet Hastanesi tarafından 28.02.2014 tarihinde yapılan 37 kalem kırtasiye alım ihalesini kazanan ve yüklenici firma olan, sanığın yetkilisi olduğu şirketin kırtasiye ürünleri ile birlikte hastaneye teslim ettiği tonerlerin Canon Türkiye Distribütörüne yaptırılan servis incelemesine göre muadil olduğu, orijinal olmadığının tespit edilmesi üzerine Gebze İlçesi Fatih Devlet Hastanesi tarafından Cumhuriyet savcılığına yazılan 05.11.2014 havale tarihli suç duyurusu yazısında yüklenici şirketin "orijinaliyle değiştirelim diyerek hileli işlem yapmaya ve kamuyu zarara sokmaya çalıştığına" ibaresinin yer aldığı, kırtasiye malzemesi mal alımı idari şartnamesinin eki niteliğinde olduğu anlaşılan orijinal toner ve kartuş şartnamesinin 4. maddesinde "kullanım esnasında yazıcılardan tonerin orijinal olmadığına dair bir uyarı geldiğinde yüklenici firma tarafından toner orijinaliyle değiştirilecektir" hükmüne yer verildiği, edimin ifasına fesat karıştırma suçunun zarar suçu niteliğinde olduğu gözetilerek, ilgili kuruma, yüklenici şirkete sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartnameye aykırı nitelikteki malları değişim hakkı tanınıp tanınmadığının, tanınmış ise buna ilişkin belgelerin, yine malın değişiminin sağlanmış olması halinde değişimi gösterir evrakın gönderilmesi için müzekkere yazılarak, gelen cevabi yazı ve belgeler sonrası hasıl olacak sonuca göre suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde gerekçeleriyle tartışılıp sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği nazara alınmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesi gereği yasaklama kararı verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.