Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ile ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 153 parsel sayılı 51.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 157 parsel sayılı 55.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 347 parsel sayılı 283.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 351 parsel sayılı 68.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 184 parsel sayılı 28.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 438 parsel sayılı 34.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 313 parsel sayılı 41.300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve 353 parsel sayılı 14.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ... tarafından davalılar Hazine, ... Köyü Tüzel Kişiliği, ..., ..., ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ... ve ..., satın almaya dayanarak davaya katılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda müdahil davacıların davasının reddine, davacılar ... ve ...'ın davasının kabulüne, çekişmeli 184 ve 438 parsel sayılı taşınmazların 1/2 payının ... oğlu ... mirasçıları adına payları oranında, 1/2 payının ..., ... ve ... dışındaki ...oğlu ... mirasçıları adına payları oranında, çekişmeli 153,157,313,347 ve 351 parsel sayılı taşınmazların 1/2 payının ...oğlu ... mirasçıları adına payları oranında, 1/2 payının ..., ... ve ... dışındaki ...oğlu ... mirasçıları adına payları oranında tesciline, çekişmeli 353 parsel numaralı taşınmazın ise dava konusu olmaması nedeniyle malik hanesinin doldurulması için tutanağının Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... mirasçıları vekili, müdahil davacılar ... ve ..., davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.10.2013 tarih 2013/8293-9653 Esas ve Karar numaralı ilamı ile " müdahil davacılar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının reddine; çekişmeli 347 parsel sayılı taşınmaza uygulanan, doğusu yol, batısı ..., kuzeyi dere ve güneyi yaylak olup, hudutları itibariyle gayri sabit sınırları ihtiva eden ve bu nedenle de miktarı ile geçerli olan 1937 tahrir yılına ait 313 numaralı vergi kaydının miktarı 25 dönüm olup; yukarıdaki açıklamaya göre, bu taşınmazda kazanıma esas miktar, vergi kaydındaki miktara ek olarak 100 dönümdür. Mahkemece bu hususun dikkate alınmamış olması isabetsizdir. Öte yandan ...mirasçıları ..., ... ve ... arasında 28.03.1961 tarihli 2 adet senetle terekenin taksim edildiği anlaşılmakta olup, taksimin tespit tarihine kadar bozulduğu kanıtlanamamıştır. Taksimde 313 sayılı parselin 1/3 hissesinin, 347 sayılı parselin ise 1/2 hissesinin mirasçılardan ...'ye düştüğü ve ... tarafından 12.04.1961 tarihli satış senedi ile ...oğlu ... çocuklarından ... ve ...'ye satılarak devredildiği dosya içerisinde bulunan senetlerden anlaşılmaktadır. ... mirasçılarından ... ve ...'in miras paylarını kardeşleri ... ve ...'ye devrettikleri, yargılama sırasında ...'ın da miras payından kardeşi ... lehine feragat ettiği dosya içerisinde bulunan senetler ile sabittir. Ayrıca, yargılama sırasında ... mirasçıları mahkemeye sundukları dilekçe ile davacılar ... ve ... mirasçıları lehine miras paylarından feragat etmiş iseler de, feragat beyanlarını içerir dilekçede kimlik tespiti yapılmamış ve temyiz eden mirasçı ... temyiz dilekçesinde imza inkarında bulunmuştur. Feragat beyanına ilişkin dilekçede kimlik tespiti yapılmadığına ve ... tarafından imza inkarında bulunulduğuna göre, bu hususun araştırılması gerekir. İlk Derece Mahkemesince 313 ve 347 parsellerde taksim neticesinde ...'ye isabet eden payların satış yoluyla ... ve ...'a geçtiğinin ve yine ...'ın miras payından kardeşi ... lehine feragat ettiğinin göz önüne alınmaması isabetsiz olduğu gibi; temyiz dilekçesinde imza inkarında bulunan ...'in, kimlik tespitinin yer almadığı feragat dilekçesine imza incelemesi yapılmadan itibar edilmesi de isabetsiz olup, davacılar ... ve ... mirasçıları vekili,davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2/b nolu bentte sayılan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; dava konusu 153,157,184,313,347,351 ve 438 parsellere ilişkin hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
- ... ilçesi ... köyü 313 nolu parselin tamamı 161280 pay kabul edilerek; 53760 payın ...oğlu ... mirasçıları adına, 49280 payın ...oğlu ... oğlu ... mirasçıları adına, 58240 payın ...oğlu ... oğlu ... mirasçıları adına;
-347 parsel yönünden, Fen Bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 01.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 125.000 m2 yüzölçümlü taşınmazın tamamı ifraz edilip ayrı bir parsel numarası verilmek sureti ile 215.040 pay kabul edilerek, 53760 payın ...oğlu ... mirasçıları adına, 76160 payın ...oğlu ... oğlu ... mirasçıları adına, 85120 ...oğlu ... oğlu ... mirasçıları adına,
- ... ilçesi ... köyü 153,157, ve 351 nolu parsellerin her biri ayrı ayrı 107520 pay kabul edilerek; 1/2 payı olan 53760 payın ...oğlu, ... mirasçıları adına, 1/2 payı olan 53760 paydan; 22400 payının ...oğlu ... mirasçısıları adına, 31360 payın ...oğlu ... oğlu ... mirasçıları adına,
-... ilçesi ... Köyünde kain 184 ve 438 nolu parsellerin her biri ayrı ayrı tamamı 107520 pay kabul edilerek, 1/2 payın tamamı ise 53760 pay kabul edilerek, 22400 payın ...oğlu ... oğlu ... mirasçıları adına, 31360 payın ...oğlu ... oğlu ... Mirasçıları adına, 1/2 payın tamamı 53760 pay kabul edilerek ...oğlu ... oğlu ... mirasçıları adına,
-347 parselin Fen Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 01.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 158.100 m2'lik kısmının tamamı ifraz edilip ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile Hazine adına; tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup hükme karşı davacı ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.