Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerini bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. ... hakkında kurulan hüküm yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında "bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" şeklinde yazılması gereken suç adının "dolandırıcılık olarak" yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 2013/15-239 Esas, 2013/289 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın internet sitesine ilân vererek bu sistem üzerinden katılandan menfaat temin etmesine göre, bilişim sistemi olan internetin araç olarak kullanıldığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek "basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B. Sanık ... Nwani hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanık ...'in internet sitesine cep telefonu ilanı verdiği, katılanın ilanda belitilen cep telefonu numarasından sanık ...'e ulaştığı, sanık ...'in talimatı üzerine sanık ...'a ait banka hesabına katılanın 900,00 TL para gönderdiği ancak cep telefonunun katılana gönderilmediği iddia olunan olayda; katılan tarafından suç tarihinde sanık ...'ın hesabına gönderilen paranın sanık ... tarafından çekildiği, suçta kullanılan hesap numarasının suç tarihinde açıldığı ve suç tarihinden bir gün sonra da kapatıldığı anlaşılmakla; sanık ...'ın sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmasına rağmen sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.