... ile ... ve Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ...Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 25.02.2010 gün ve 207/63 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili, 154 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların batısındaki yerin yol boşluğu olarak bırakıldığını, yerin kadimden beri davacının babası tarafından kullanıldığını ve babasının ölümüyle davacıya kaldığını, bu yerin 154 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara eklenmesi suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalı, Hazine temsilcisi davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... temsilcisi olan köy muhtarı takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu olan ve yol içerisinde boşluk olarak gösterilen yerin zeminde davacıya ait 154 ada 6 parsel sayılı taşınmazın devamı görünümünde olduğu ve davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 154 ada 6 parsel sayılı taşınmazın batı kısmında bulunan, 17.07.2009 havale tarihli kadastro bilirkişi raporunda kırmızı renk ile boyalı olarak gösterilen 44,54 m2'lik tescil harici bırakılan yerin 154 ada 6 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Kadastro çalışmaları sırasında 154 ada 6 nolu parsel davacı ...oğlu ... adına 26.11.1998 tarihinde tespit edilmiştir. Teknik bilirkişilerin krokisinde işaret ettikleri ve kırmızı renk ile gösterilen taşınmaz bölümünün de aynı tarihte paftasında yol boşluğu olarak gösterildiğinin kabulü gerekir. Dava dilekçesine göre, davacının kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayalı olarak davayı açtığı belirlenmiştir. Herhangi bir vergi ve tapu kaydına dayandığını açıklamamıştır. Dilekçenin deliller kısmında kadastro tutanakları, tanık, keşif, bilirkişi, diğer yasal deliller denilmek suretiyle açıklamada bulunmuştur. Bu bakımdan davanın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açıldığının kabulü gerekmektedir. Kadastro işleminin yapılmasıyla kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre kesintiye uğrar ve kadastro tespitinden sonra başlayacak süreye eklenmez. Taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği 1998 yılından itibaren 20 yıllık kazanma süresi yeniden işlemeye başlar.
Şu halde taşınmaz, davacıya ait 154 ada 6 sayılı parselin tespitinin yapıldığı 26.11.1998 tarihinden davanın açıldığı 03.07.2008 tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolmadığı belirlendiğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul, kanun ve Yargıtay uygulamasına aykırıdır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK'nun 428.maddesi gereğince ve açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.