... ve ...ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.09.2008 gün 14/26 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 146 ada 41 sayılı parselin tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya teciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, önceki kararda, kazanma koşullarının gerçekleştiği düşüncesinden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece, usulüne uygun olarak kadim ve tahsisli mera araştırması yapılması gerektiğine işaret edilerek bozma sevkedilmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne, 146 ada 41 sayılı parselin tapu kaydının iptaliyle veraset belgesindeki payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Bahçe niteliğindeki 15153 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 146 ada 41 parsel, aynı ada 21 parsele uygulanan 25.09.1964 tarih 3 sayılı tapu kaydının sabit sınırlı olmaması nedeniyle miktar fazlası olarak 05.12.1997 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın 03.02.1998 tarihinde kesinleşmesi üzerine kayıt oluşmuştur.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, bozma ilamına uyularak sonucu dairesinde işlem tesis edildiğine, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, tespit tarihine kadar miras bırakan ve davacılar lehine kazanma koşullarının gerçekleştiği belirlendiğine göre, davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bozmadan sonra, 23.05.2008 tarihinde taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler ... ile ... dava konusu taşınmaz ve çevresinin kayıp ve kaçak kişilerden Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğunu, Hazine tarafından taşınmazların Belediye’ye devredildiğini, Belediye tarafından da şahıslara satıldığını bildirmişlerdir. Mahkemece taşınmazın kayıp ve kaçak kişilerden Hazine'ye intikal eden yerlerden olup olmadığı, 2510 sayılı İskan Kanunu ile 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca dağıtıma tabi tutulup tutulmadığı araştırılmamış, varsa dağıtıma ilişkin haritalar ve belgeler İl Özel İdaresi, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile diğer resmi kurumlardan istenilmemiştir. Ayrıca, Hazine'den Belediye'ye geçişin ne şekilde olduğu ve Belediye'nin kişilere hangi yöntemle özgülediği de araştırılmamıştır. Mahkemece açıklanan araştırma ve incelemeler yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2011