... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinden verilen 04.11.2010 gün ve 229/677 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların 1995 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen 181 ada 1 parsel üzerindeki 8 nolu bağımsız bölümün edinilmesine kişisel gelir ve birikimleriyle katkıda bulunduğunu açıklayarak tapu kaydının 1/2 oranında iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, davacının taşınmazın edinilmesine katkısı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın mal rejiminden kaynaklanan tapu iptali ve tescil niteliğinde olduğu, bu tür davalarda tapu iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 01.01.1995 tarihinde evlenmiş, 15.06.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması üzerine boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava konusu taşınmaz, 181 ada 1 parsel üzerindeki 8 nolu bağımsız bölüm 21.09.2005 tarihinde satış yoluyla davalı koca ... adına tescil edilmiştir.
Mahkemece, ayın talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı vekili, "her ne kadar dava dilekçesinde iptal ve tescil isteğinde bulunmuş ise de 17.06.2010 tarihli dilekçesinde, amacın taşınmaz üzerindeki alacağa yönelik olduğunu, mahkemece taşınmazın değeri belirlenerek yarısının müvekkiline verilmesini, taşınmaz üzerindeki vekil edenine ait hakkın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.” Olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme ise HMK.nun 25,26,31 ve 33. maddeleri (HUMK.nun 74,75 ve 76. maddeleri) gereğince Hakime aittir. Taşınmaz, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde 21.09.2005 tarihinde satın alınarak davalı koca Ramazan
Kesici adına tescil edilmiştir. O halde dava; edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda eklenecek değerlerden (TMK.nun 229. m) ve denkleştirmeden (TMK.nun 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere davalının edinilmiş mallarının (TMK.nun 219.m) toplam değerinden bu mallara
ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.nun 231.m) yarısı üzerinden (TMK.nun 236/1.m) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak hüküm kurulur.Taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanma davasının açıldığı 02.10.2005 tarihinde sona ermiştir (TMK. 225/2 m.). Mahkemece, taraflar arasındaki boşanmaya ilişkin dava dosyası getirtilerek boşanma kararının kesinleştiği tarihin belirlenmesi, ondan sonra yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekirken yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 03.10.2011tarihinde oybirliğiyle karar verildi.