Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Kolluk güçlerinin aldıkları istihbari bilgiler doğrultusunda... kargo şirketinde yapmış oldukları arama sonucu göndericisi ... ve alıcısı ... olan kolide 70 karton sigara ele geçirilen olayda; gönderici kısmında adı yazan sanık ...’ın savunmasında bu koliyi arkadaşı olan... isimli şahsın içinde çay olduğunu söyleyerek ... adına kargo ile göndermesini rica ettiğini, kolide sigara olduğunu bilmediğini savunması karşısında 04.11.2009 tarihli ifadesinde geçen... isimli şahsa ait olduğunu beyan ettiği telefon numarasının suç tarihi itibarıyla araştırılarak kime ait olduğunun tespit edilmesi, ... isimli şahısa ait olduğunun tespiti halinde bu şahsın mahkemede tanık olarak dinlenilerek gerektiğinde hakkında suç duyurusunda bulunulması, dava açılmaması halinde soruşturma evraklarının dosya içerisine celbi, açılması halinde davaların birleştirilmesi, ayrıca 22.01.2010 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hakkında soruşturmanın tefrikine karar verilerek 2010/2122 soruşturma numarasına kaydına karar verilen alıcı kısmında adı yazılı ... ile ilgili soruşturma akıbetinin öğrenilmesi, dava açılmadı ise soruşturma evraklarının dosya içerisine celbi, açıldığının tespiti halinde davaların birleştirilmesi ile delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Ele geçen eşyanın niteliğine ve suç tarihine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Sanık ...’ın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği, dolayısıyla CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanık ...’ın talimatla alınan savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul edip etmediğinin sorulmadığı, ayrıca talimat ekinde KEMT varakasının da bulunmaması karşısında zarardan da haberdar edilmediği cihetle, sanığa dava konusu eşyanın Gümrük İdaresince hesaplanan "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve makul süre verilmek suretiyle ödeme için imkan tanınması ile sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken "sanığın geçmişteki sabıkaları ve suç işleme hususundaki kararlı tutum ve davranışları, mağdurun zararını karşılamayışı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Dava konusu ele geçirilen kaçak sigaralar hakkında 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollaması ile TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK'nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
5. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücreti takdir edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkın gözetilmesine 17.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.