Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken Jandarma ekiplerince dur ihtarına uymadığı, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2015 tarihli arama kararı uyarınca araçta yapılan aramada toplam 1.050 litre kaçak akaryakıtın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen akaryakıtı kullanmak amacıyla satın aldığını ticari amacının olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen 03.09.2015 tarihli ulusal marker tespit tutanağına ve 17.09.2015 tarihli İnönü-PAL raporuna göre yapılan ölçümlerde ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 3.984,17 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu olayda ele geçen 1.050 litre gümrük kaçağı akaryakıtın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılmış olması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği gözetilerek atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son maddeleri gereğince uygulama yapılması gerekirken aynı Kanun'un 3/11. maddesi gereğince yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi,

2. 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan ve 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi öncesi ödeme iradesi göstererek vergiler toplamı olan 2.323,23 TL tutarı gideren sanık hakkında KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin iki katı olan miktardan ödediği 2.323,23 TL'nin mahsup edilerek kalan tutarı hüküm tarihine kadar Devlet Hâzinesine ödediği takdirde cezasında "1/2" oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapılmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.