Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü
1. Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yapı Kredi Bankası Cevizli Şubesinin 27.02.2013 tarihli yazısında sanığın sunduğu evrakın gerçeğe aykırı olduğunun tespit edildiği, bu sebeple kredi verilmediğinin belirtildiği, nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.