Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.08.2010 gününde verilen dilekçe ile yaylaya ve suya elatmanın önlenmesi ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, yaylaya ve su kaynağına, elatmanın önlenmesi ve muarazanın giderilmesi istemi ile açılmıştır.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yaylaya elatmanın önlenmesi davası yönünden davanın derdestlik nedeniyle reddine, suya elatmanın önlenmesi davası yönünden ise dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 187/4. maddesi gereğince, açılan davanın diğer bir mahkemede derdest olduğu iddiası mahkemeye ilk itiraz olarak bildirilebilir. Yasanın 188. maddesi uyarınca da ilk itirazların davanın esasına girilmeden evvel bildirmesi zorunludur. Aksi halde bunların bir daha dinlenme olanağı yoktur. Somut olayda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/198 E sayılı dosyası ile eldeki davanın konusu ve taraflarının aynı olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki davalı tarafından derdestlik itirazında bulunulmamıştır. Mahkemece, derdestlik itirazı olmadığı halde derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

2-Davacı su kaynağına elatmanın önlenmesi isteminde bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece menba tahsis kararının iptali istenmiş gibi dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.

3-Ayrıca; HUMK'nun 45. maddesi hükmünce aynı mahkemede görülmekte olan davalar aralarında bağlantı bulunması halinde davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Şayet, davalar aynı sebepten doğmuş veya biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte ise davalar arasında bağlantı var sayılır. Mahkemece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/198 E sayılı dosyası ile eldeki davanın konusu ve taraflarının aynı olduğu düşünülerek birleştirme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda (1),(2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.