Mahkumiyet

Katılanın temyiz istemi yönünden; tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 29/1. maddesinde belirlenen kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararında mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1,53 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın, nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması gerektiğine, Mahkemece delil değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık aleyhine bozulması istemine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın beyanlarının samimi olduğuna ve itibar edilmesine, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, psiklojisinin bozuk olduğuna dolayısıyla beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanık hakkında iftirada bulunduğuna, Mahkemenin yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile karar verdiğine, atılı suçun işlendiğine dair bir delil bulunmadığına, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.

A. Katılanın Temyiz İstemi Yönünden
Katılanın yokluğunda verilip 29.04.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde düzenlenen bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 13.05.2016 günlü dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmakla katılanın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Katılanın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik katılanın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönününden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.10.2024 tarihinde karar verildi.