Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerini bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

1. Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52/4 maddesi uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ...'nın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm kurulurken, uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafın başına " 5237 sayılı Kanunun 52/4. maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanık ...'nın, diğer sanık ... ile internet ortamında tanıştıklarını, kendisini pilot olarak tanıtıp, isminin de Atlas olduğunu söylediğini, bir süre arkadaşlıklarının devam ettiğini, sanık ...’nın bankalarda şahsi hesabının olmaması nedeniyle, hesap numarası istemesi nedeniyle hesap bilgilerini verdiğini, katılan tarafından hesaba yatırılan parayı sanık ...'nın çektiğini, atılı suçu işlemediğini, hesap hareketlerini kontrol edip sanık ...'in gerçek ismini öğrenince suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmesi karşısında;, gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanık ...'nın sanık ...'e yönelik bir suç duyurusunda bulunup bulunmadığı, sanık ...'nın suç konusu hesabı ne zaman açtığı ve suç konusu olaydan sonra hesabı kapatıp kapatmadığı araştırılarak ayrıca sanıkların benzer eylemleri nedeniyle açılan dava dosyaları da incelenerek bu dosyaya ilişkin delillerin dosya arasına alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm kurulurken, uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.