İstinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22.07.2010 tarihinde kesinleşmesi sonrasında sanığın denetim süresi içerisinde 14.09.2014 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine, Zara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.09.2019 tarih ve 2019/164 Esas, 2019/171 sayılı Kararı ile hüküm aynen açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteminin; şikayetçilerin ve tanıkların anlatımlarına göre beraatine karar verilmesi gerektiğine, atılı suçu işlemediğine, yalnızca mağdurların beyanlarına göre mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. III. GEREKÇE
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 34,223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması nedeniyle,

Karar hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Zara Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.10.2024 tarihinde karar verildi.